Ads Top


  • Vizyon Tarihi
  •  (2s 15dk
  • Yönetmen:
    David Lynch
  • Oyuncular:
    Bill Pullman, Patricia Arquette, Balthazar Getty 
  • Tür
    Fantastik
  • Ülke
    Fransa , ABD

David Lynch'in bence sanat harikası olan Lost Highway filmini izleyipte anlamayanlar içindir bu yazı. Ben zamanında çözmek için bir hafta uğraşmıştım, internetten elde ettiğim bilgilerle kendi fikirlerimi birleştirip bir sonuca ulaştım ve filmi %95 oranında çözdüğümü iddia ediyorum. Bu film öyle bir şey ki netten filmin aynı zamanda senaristi de olan Lynch'in diğer senaristin filmle ilgili bir konuda söyledikleri hakkında "bu onun fikridir" dediğini hatırlıyorum. Yani senaristler bile film bazı yerlerde ne anlattığı konusunda hemfikir değil. Keşke zamanında çözümlememi bir yerlere yazsaymışım şimdi hatırladığım kadarıyla anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle gerçek olan karakter Fred'tir. Biz onun hayatını izleriz aslında, Pete sadece Fred'in kafasındaki hayal ürünü bir karakterdir.

Tüm film aslında Fred'in kafasındakileri anlatır, biz onun kafasının içindeyizdir aslında. Filmin güzel yanı gerçekte ne olduğunu asla bilemeyeceğimizdir, çünkü biz Fred'in subjektif bakış açısıyla filmi izleriz.Tüm film boyunca Fred aslında hapishanededir (filmin başında hapishanenin otomatik açılan kapısının sesini duyabilirsiniz)ve filmin en sonunda elektrikli sandalyede infaz edilmektedir. Film bize bunları göstermez, çünkü dedik ya aslında biz Fred'in kafasının içindeyizdir.

Buna göre Fred cinsel hayatında karısını tatmin edememektedir, iktidarsızdır. Bu ise beyninde karısının kendini aldattığı şüphelerine neden olur. Fred karısını vahşice öldürür (Bill Pullmanla yapılan bir röportajda Fred'in karısını öldürdüğüne inanmadığı fikrine sahip olduğunu okumuştum). Ardından elektrikli sandalye cezasına çarptırılarak hapishaneye gönderilir. Filmdeki tek gerçek yaşananlar hapishane sahnesidir.

Hapishanede Fred dissosiyatif füg denen bir hastalığa yakalanır. Dissosiyatif füg ağır travma durumlarında kişinin yaşananları kabul edemeyerek başka bir kimliğe bürünerek eskiyi hatırlamaması kendini başka biri olarak görmesidir. Bu hastalık sonucu Pete karakteri ortaya çıkar ve Fred kafasının içinde bir çözüme ulaşır.

Filmdeki önemli ipucu sözlerden birinde Fred "video kamera sevmediğini, olayları hatırlamak istediği gibi hatırlamak istediğini söylemiştir". İşte bu nedenle biz aslında gerçekte ne olduğunu asla tam olarak bilemeyiz. Buradakiler benim düşüncelerimdir.

Pete karakteri Fred'in zıttıdır. Cinsel hayatı çok iyidir ve karşı cinsi oldukça memnun edebilmektedir. Fred'in Pete'e dönüşümü geçici olmuştur, çünkü Fred'in kafasında kurduğu hayali dünya zamanla gerçekler tarafından tehdit edilmeye başlamış ve kısa sürmüştür. Kaçınılmaz son olarak Pete tekrar Fred'e dönüşmüştür. Bu sırada Fred içini rahatlatma amacıyla karısının kendisini aldattığı kişi olarak gördüğü Dick Laurent'i öldürmüştür. Bence gerçekte karısı ona ihanet etmedi.
Lost Highway

Filmin senaryosu da bir sanat harikasıdır. Çünkü dizaynı üç boyutlu Moebius şeridi şeklindedir. Filmin doğrusal bir zaman ilerlemesi yoktur, sonu başına geri döner yani daireseldir. Filmdeki kronolijiyi anlamak için bir kağıt şeridi alın. Bir yüzünü karalayın. Karalı taraf Fred'in hayatı, temiz taraf ise Pete'in hayatını temsil eder ve ikisi de aslında tek bir hayattır. Şimdi bu kağıt şeritten Moebius şeklini oluşturun (netten şeklin nasıl bir şey olduğunu görebilirsiniz. Ardından bu şeridi tam ortasından kesin. Ortaya çıkan düze şeritten tekrar Moebius şeridi oluşturun ve tekrar kesin. İlk kesim Fred'in Pete'e dönüşümü için ikincisi ise Pete'in tekrar Fred'e dönüşümü içindir. Ortaya çıkan nihai düz şeritte önce karalı kısım ardından temiz kısım sonra tekrar karalı kısım gelecektir. Bununla nihai Moebius şeridi oluşturduğunuzda filmin senaryosunun izlediği zamansal yapıya ulaşacaksınız.

Filmde Robert Blake'in canlandırdığı gizemli adam aslında nefrettir duygusudur.
Filmde kullanılan kırmızı perdeler ve şömine ateşi görüntüsü cehennemi simgeler.

Filmin en sonunda Fred polislerden kaçarken aslında elektrikli sandalyededir ve en sonunda zaten elektriğin verildiğini anlayabiliyoruz.

Yıllar sonra aklıma gelen kadarıyla yazdım bu yazıyı...

İzlemediyseniz mutlaka tavsiye ediyorum..




Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.