Ads Top


                                                   FİLMİN KİMLİĞİ:
Filmin Adı:  Spoorloos (1988)
Yapım: Hollanda ve Fransa ortak yapımı bir film
Yönetmen: George Sluizer
Tür: Gizem/ Gerilim
Vizyon Tarihi: 29 Ağustos 1988 / Kanada
Senaryo: Tim Krabbe, George Sluizer
Müzik: Henny Vrienten
Yapımcı: Anne London, George Sluizer
Nam-ı Diğer: The Vanishing / Kayboluş
Çekilen Yer: Buitenveldent, Amsterdam, Noord- Holland, Netherlands
Not: Yönetmen George Sluizer’ım Tim Krabbe’nin romanından aynı yazar ile senaryoyu uyarlamıştır.
7 ödül almıştır…
GÖSTERGE ÇÖZÜMLEMESİ
GÖSTERGE
İNSANLAR
MEKÂNLAR
NESNELER
DOĞA
ZEMİN
GÖSTEREN
Rex, Saskia,
Buitenveldent
defter-kronometre
kasaba
doğal mekan
Lemorne ve
Amsterdam
ses cihazı,bozuk paralar,aile fotosu
toprak

Diğerleri
Noord- Holland
eter, mendil,çakmak
çekirge


Netherlands
anahtarlık
tabut, mezarlık



bisiklet, fener, çekirge


GÖSTERİLEN
kişiler arasındaki
Az gelişmiş
araştırma araçları
doğa içinde
olaylar bütününde
ilişki bağlantıları
tatil bölgesi,
bilinç kaybına sebep
küçük bir alanda
filmin can alıcı
kullanılarak
turistlerin yol
araçlar
 gerçekleşen
yeri
kurulan zamansal
üzerindeki
zaman olarak yarışma
olaylar yumağı
temel düşünceler
bağlamlar
uğrak yer
aracı

yumağının merkezi




konumunda

Bu filmde göstergeyi 5 grupta toplayabiliriz.
1-İnsanlar:
Rex ve Saskia, Lemorne ve diğerleridir.
Rex ve Saskia tatil için yolculuğa çıkan bir çifttir. Yolda benzinleri biter Saskia’nın rüyası ve fobi krizi burada ortaya çıkar. Rex’in Saskia’nın bu durumu karşısındaki duyarsızlığı oldukça düşündürücü bir durum… Sonrasında yol üstünde turistlerin dinlenmek için, ihtiyaçlarını gidermek için durdukları bir benzin istasyonunda varırlar ve Saskia o mekânda kaybolur.
Saskia’nın fobilerinin olması ve olayların bu yönde gelişmesi kurguyu güçlendirmiştir. Özgür bir karakter sergileyen, Saskia tüm duygusal çalkantıları bir yana oldukça neşeli ve eğlenceli biridir. Yaşadığı olumsuzluk içinden kolaylıkla sıyrılabilen ve hiç olumsuzluk yaşanmamış gibi yaşamına kaldığı yerden devam eden bir karakter olarak karşımıza çıkar.
Rex’in bir dedektif gibi araştırması olayları tekrar gözden geçirmesi, Rex’in Saskia’nın kayboluşuna olan takıntısının alt yapısını oluşturur. Olaydan hemen önce ettikleri yeminin ve ağaç dibine gömdükleri paraya göndermeler yapılmıştır. İki dilek, iki gömülü madeni para filmin ilerleyen kısımlarında tekrar karşımıza çıkar… Nerde, nasıl gerçekleşmiş olabileceği üzerinde defalarca sorgulamalarda bulunur. Rex’in penceresinden, olaylar yumağını izlemeye devam ederiz.
Sonrasında Lemorne ortaya çıkar ve geçmiş- şimdiki ve gelecek zaman parçaları halinde olayları yeniden en başından izlemeye başlıyoruz. Kayboluşa kadar ki süreç Lemorne’yi bu noktaya getiren sebepler ve ön hazırlık için neler yaptığı üzerine filmin devamını, tamamlayıcı noktalar olarak izliyoruz. Seyirciyi merakla sürükleyen bir anlatım ile bir solukta izlenmesini sağlıyor.
Lemorne; yaşadığı mekânda kendine kurban arayan bir sosyapattır.  Filmin başında katilin kimliğinin bilinmesi başlangıçta oldukça sıkıcı bir film izlenimi yaratsa da; yazarın olaylar yumağı içinde, olaylar örüntüsünü destekler niteliktedir. Sosyapatın kimliğini ifşa eden parçalara yer vermiş olması, Lemorne’nin karakter özelliklerini, yaşamıyla ilgili ipuçlarını zaman içinde ortaya çıkartarak sunan yazar olay içindeki süprizlerle filmin akıcılığını ve heyecanını yüksek düzeyde tutmayı başarmıştır.
2-Mekân: Buitenveldent yolcuların yol üzerinde uğradıkları bir kasabadır. Az gelişmiş ve pek fazla insanın yaşamadığı bir bölgedir. Az sayıda insanın olması; küçük bölgelerde hiçbir şeyin gizli kalamayacağı gibi bir düşünce biçimini, ya da bu tür bir cinayetin sadece kalabalık şehirlerde gerçekleşeceği ön yargısını ortadan kaldırıyor yazar.
Diğer Karakterler; Lemorne’nin ailesi, kasaba halkı, Rex’in sonradan ortaya çıkan kız arkadaşı olarak olaylar içinde kurguyu güçlendiren ve destekleyen öğelerdir.
3-Nesneler:
Ajanda ve kronometre ile eterin bayıltma süresini ölçer, ses kaydı ile yabancı dilinin akıcılığını kazanmaya çalışır.
Bisikletler, kaybolduktan hemen sonra araç üzerinden gitmiştir. Saskia’nın Rex’i terk ettiği izlenimi yaratılmaya çalışılmıştır. Rex’in olayların bağlantısını kurgularken yardımcı öğeleri görüyoruz. Örneğin yola düşmüş ezilmiş kutu kola ve kahve bardağı olaylar tekrar başından izlerken nasıl orada olduğuyla ilgili görseli zenginleştirerek olasılıklar üzerinde izleyicinin de sorgulamasına olanak tanır.
Çekirge:  Çekirge üzerine söylenen deyim; çekirge bir sıçrar iki sıçrar üçüncü de yakalanır. Filmin başında ve sonunda bulunan çekirge görüntüsü aslında filmin ana düşüncesini oluşturur.
Fener: Karanlığa olan korkusu sebebiyle filmin başında delirmiş bir halde fener arayan Saskia’nın fenerini birkaç bölüm sonrasında Lemorne’nin elinde olduğunu fark ediyoruz.
Eter ve mendil: Lemorne defalarca yapacağı cinayetin aşamalarını gerçekleştirmek için bulunduğu eylemler içinde; eterle ve mendille olan hikâyesine uzunca bir bölüm ayrılmıştır. Eterin etkisi, nasıl kullanacağı üzerinde monologları, deneme yaparken başına gelen trajikomik hikâyesini de dahil edilmiştir.
Anahtarlık ve Lemorne’nin aile fotoğrafı: Lemorne’nin Saskia’yı bir anahtarlıkla kandırdığını filmin sonunda anlıyoruz. Lemorne’nin aile fotoğrafını gören Saskia’nın tehlike olmadığını sanıp araca binmesi kaçınılmaz geleceğinin gerçekleşmesine sebep olmuştur.
Çakmak: Rex sigara içmemektedir. Saskia sigarasını yakması için Rex’e çakmağı hediye etmiştir ve Rex zaman içinde sigaraya başlamıştır. Hayatını toprak altında kaybederken de verdiği mücadelede çakmağı kullanır.

4-Doğa: Sessiz, ağaçların yükseltilerin bol olduğu bir mekânda film son buluyor. Rex’in yıllar geçse bile Saskia’nın kayboluşuna cevap araması, Lemorne’nin düzenini bozmasına duyduğu rahatsızlığı ortaya çıkartır. Rex’in televizyondaki söyleşisinde Saskia’nın gördüğü rüyayı kendisinin de gördüğünü söylemesi ve yıllar sonra kayıp ilanları ile tekrar ortaya çıkması; Lemorne’nin Rex’in de Saskia’nın akıbetine hazırlık yapmasına sebep olur. Filmin finalinde doğa içinde Lemorne’nin bir gününde normal bir aile tablosu çizer…

5-Zemin: Tabut içinde uyanan Rex’in çaresizliğini gözler önüne seriyor. Saskia’nın yaşadığı korku ve paniğin aynısını yaşarken, yazar bir noktada aslında Rex’in filmin başında Saskia’nın korkusuna tepkisizliğinden dolayı adaleti kendi elleriyle sağlıyor.  Ancak bir insan için bu konumda bulunmasının insanlık dışı oluşunu da görüyoruz aynı zamanda. Rex’in Saskia’ya olan tutkusu, bağlılığı ve gerçekleşen kayboluşun sebeplerini araştırmaktan asla vazgeçmemesiyle Saskia’sına öbür dünya da kavuşmasıyla senelerce çektiği acının son bulmasına sebep olur. Yazar, Rex için mutlu bir ölümü layık görmüştür.



  Dizisel ve dizimsel çözümleme:


Korku
Soğukkanlılık
travma
Tepkisizlik
Güven
Güvensizlik
Karanlık
Aydınlık
Acımasızlık
Merhamet
Gerçek
Rüya
Merak
İlgisizlik
Ölüm
Yaşam
Başlangıç
Son
Neşe
Üzüntü- keder
İnanç
İnançsızlık
Heyecan
Donukluk
Sadakat
İhanet
Adalet
Adaletsizlik
Vazgeçme
Vazgeçmeme

Filmin çözümlenmesinde oluşturulan, bu çözümleme de verilmek istenen mesajın öğelerini ortaya çıkarmaktadır. Filmde karakterler yaşadıkları şeylere anlam veremezken izleyici bunun farkındadır. Çünkü onlar kendi hayatlarını, şimdiyi yaşıyorlardır. İzleyici olaylar örüntüsünün parçalarını bir araya getirerek olayı bütünlemeye çalışır. Filmdeki can alıcı vuruşlarda dehşete kapılır ve olayları mantık içinde sorgulamaya ve anlamaya başlar… Gizlenmiş olan bu duyguların bütününü izleyici de hisseder. Filmin akıcılığı, tansiyonunun yüksek oluşu kurgusunun gücünden kaynaklanır. Farklı zaman aralıklarıyla izleyici aktif olarak eserin içinde yaşıyormuş duygusunu tadarak filmin sonunu büyük bir heyecanla bekler… Mağdur durumda kalan kahramanın olaylar arasında bağ kurma çabasını izleyici de kurmaya çalışarak sonuca ulaşmaya çalışır.

       Kodlar:
Filmde kullanılan başlıca kodlar, dizisel çözümlemede belirttiğimiz göstergelerdir. Bu filmde her karakter kendi gerçekliğini yaşamaktadır. Yazar, bu farklı pencerelerdeki olayları, çözümleme biçimi ile gerçeklikleri izleyici tarafından kişilerin penceresinden sunar…

Metafor ve metonomi kullanımı:


Lemome, çocukluktan başladığı “beklenmeyeni yapma” güdüsünün altı iyi doldurulmuş. Bir anlamda bu davranışının temelinin de, net ve kesin olarak belirlenmiş doğrular üzerinden giden ve “tek tip” insan yaratmaya yönelmiş modernist bakışa bir tepki olduğu bile söylenebilir. Aynı zamanda bir üniversite profesörü olan sosyopatımız, bilim adamı kimliğinden de yararlanarak kendi duygusunu tatmin etmede tuhaf bir yol tercih etmiş. Rex’ın Sasia’nın akibetini öğrenmek istemesinin çılgınlığıyla yaşamını ortaya koyarak seçim yapmasıyla ile ilgili kısmın da bizzat sosyopatımız Lemorne’nin planının bir parçası olduğunu söyleyebiliriz. Yani sadece kendi “beklenmedik seçimler”i ile ilgilenmekle yetinmiyor. Bir anlamda bunu başkalarının da yeri geldiğinde yapacağını, hatta insanın doğasında bunun var olduğunu kanıtlamaya çalışıyor. Sadece bunun ortaya çıkabilmesi için modernizmin koyduğu kimi duvarlardan sıyrılmak gerekiyor belki de Lemorne’ye göre. Diğer taraftan Lemorne, tüm bunları, uzun bir zaman dilimine yayarak, yakalanmamayı başarmasında da “normal” dünyada sahip olduğu konumdan fazlasıyla faydalanıyor. Gücü elinde tutanın, her konuda avantajlı olduğunun altını çizen bu bakışıyla filmin burjuvazi eleştirisine giden bir tarafı da var…
Yönetmen George Sluizer’in düşük tempolu ama gerilimi hiç düşürmeyen anlatımı gerçekten mükemmel. Ayrıca film, olay daha gerçekleşmeden Lemorne’yi de karşımıza çıkararak, bir anlamda tipik bir film senaryosu yaklaşımı dışına çıkıyor. Lemorne’yi daha baştan görüyor, kim olduğunu anlıyor ve öyküsünün Rex ve Saskia ile nasıl kesişeceğini merak ediyoruz. Ayrıca malum olay öncesindeki motivasyonu ve hazırlıklarını izliyoruz. Bunları merak ettirip seyirciye ardı ardına sürprizler sunmak yerine daha zor olanı yapıp olayın psikolojik boyutuna seyircisini adapte etmeye çalışıyor yönetmen.
Diğer yandan elbette bizim de Rex ile birlikte ölesiye merak ettiğimiz bir final var. Ama bütün iş asla bu finalden ibaret değil. Rex ve Saskia’nın çıktığı yolculuk ile başlanılan ve sürpriz sona kadar bir sürü farklı mevzuda insanı düşünmeye iten bir yapı var ortada. Daha başlarda Saskia’nın Rex’e rüyasını anlattığı sahne ve daha sonra Rex’in gördüğü benzer rüyayla başlayan “merak” duygusu, gerilim dolu bir yolculuğun sonunda ortaya çıkan sürpriz finalle sonlanıyor. Zaten öyküyü sürükleyen en önemli duygulardan bir diğeri de merak. Zira Rex, Saskia’ya olan aşkından ve özleminden öte sanki sırf bu “merak” duygusunu ortadan kaldırmak için bu işin peşine düşüyor… Saskia’nın acı sonunu kendiside çaresiz bir biçimde yaşar. Lemorne ise kendi sakin dingin hayatını bıraktığı yerden yaşamaya devam eder.

Yeşim ASLANGÖREN









Blogger tarafından desteklenmektedir.